Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan gene gaf(lar) yapmaya devam ediyor.. Son gafı hepimizin bildiği gibi "ASKERLİK YAN GELİP YATMA YERİ DEĞİL" sözleri oldu.
Geçtiğimiz günlerde Balıkesir'de bir vatandaşın "Şehit cenazesi görmek istemiyoruz" tepkisine sayın başbakan Recep Tayyip Erdoğan "Askerlik yan gelip yatma yeri değildir" yanıtını vererek gaflarına devam etmişti bildiğimiz gibi.
Bu arada yazarlar ve çizerler boş durmadılar, onlara da malzeme çıktı böylece.
Karikatürler de bir nevi tepki, protesto aracı sonuçta.
Leman, Penguen ve diğerleri sayın başbakanı kapak güzeli yapmışlar bile.
İşin gerçeği Lübnan'a asker gönderilmesine ben de karşıyım fakat benimki daha çok duygusal sebepler.
Bu Lübnan sevgisi de nerden geliyor bunu da anlayabilmiş değilim.
Oraya göz göre göre "asker" gönderiliyor. Çatışmaya girilmeyeceğinin garantisini verebilecekler mi acaba? Yoksa "birilerine" yaranmak mı isteniliyor?
Daha önce başka ülkelere de bu şekilde asker gönderilmişti deniyor, ben öncesine değil şimdiye bakıyorum.
Bence gönderilmemeliydi ama ne yazık ki tezkere kabul edildi.
TBMM'de oylama sonucu tezkere 192 ret oyuna karşılık 340 oyla kabul edildi.
Düşündürücü bir durum.
Gelecek seçimlerde çıkacak sonuçları da çok merak ediyorum, acaba %52 oy oranını tekrar yakalayabilecek mi AKP hükümeti?
Şahsen bir sonraki seçimlerde ben gene onları başımızda görmek istemiyorum.
bizim milletimiz gönderir evlatlarını VATAN SAĞOLSUN ! diyerek hemde bi anda düşünmeden ama erdoğan napıyor bi başbakan olaraktan oğlunu askerliğe gndermemek istiyor aramızda heleki hükümette hainler var
eee madem askerimizi bu kadar çok düşünüyorsunuz o zaman diğer harekatlarda önde giden askerlerimizi de anlatın.Bunları yazsanız olmaz ama dimi?leman gibi kaliteli(!) ve gündeme damgasını vuran(!) dergilerin yorumları da bizim için çok önemli.Ahlak savunucusu bir dergi(!).Tabi eşsiz yazarları da unutmamak gerekir.Malum bu ülkede ne kadar ahlaksızlık varsa hepsinin sebebi Tayyip Erdoğan. Geçmiş dönemlerde ülkenin ne durumda olduğunu hiç hatırlamıyor musunuz? Ne de çabuk unut(tur)uluor herşey!!!
vay be canım türkiyem başbakanına laf eecek kadar küçülmüş sona da biz bunları hak etmios diolar siz herşeyi hakediosunus beğenmediimiz İran kadar olamadınıs aklın herşeyden geriye bırakıldıı ülkede bile insanlar Ahmeti necata sahip çıkıo ülkem ii işler yapan başbakanına neler dio herşeyi hakediosunuz
Karikatürler çok güzel cevap vermiş.Bu hükümeti başımıza getiren insanlara sesleniyorum.Yazıklar olsun size.Bu adam konuşmasını bile bilmiyor.Ya bu adamın konuşmalarını bile yardımcıları hazırlıyomuş birsürü danışmanı varmış.Sorular başka yerden gelince şaşırıyo yapamıyo böyle işte:)çalışmadığı yerlerden çıkmış:)Şehitliğin ne demek olduğunun farkında değil Kendisi gitsin Lübnana görelim bakalım niteliklerini yada kendi çocuğunu göndersin.Göndermez ama...
Nasilsin dungeon, boylesi siyasi seyler icin pek fazla birsey dusunemiyorumm,,ama tayyip basbana icin netten bir sarki indirdim acaipp cok guzell, bilmem bilirmisin ama pilmiyosan hemen bulll,, eminim hosuna gidecektir,, Pit10 diye bir gurup var" tayyip uyan, ulke elden gidiyor lan"! Kendine iyi bak sevgili arkadasim, hoscakalll!
arkadaşlar gerçekle zamanla anlaşılıyormuş gerçekden kimseyi siyasi veya herhangi bi görüşünden dolayı tenkit edemem etmem de ama ben hep iyiye bakmak isderim helede yapılan bunca yeniliklerden vede vatan için yapılan onca faydalı şeylerden sonra söylenen bi söz ve bu sözü medyanın yerden yere vurması ve milletinde bunu desdeklemesi kafamı kurcaladı daha düne kadar medya amerikanın elinde diyip yapılan haberlere inanmamak için elimizden geleni yapıyorduk yada yapılıyordu bu gün bu hükümetin yaptıkları binlerce güzel şey var hangi gazete kç defa böyle abartarak günlerce manşet yaptı sormak isderim şimdi herkese Türkiye eskisi gibi hergün dolar yükseldi.uero uçdu,enflasyon olimpiyat birincisi oldu gibi baskı altındaki düşüncelerlemi kalksın gördük partilerin bir çogunu chp geldi paradan m.kemali kaldırdı alkışlandı,dsp geldi enfloasyon da dünya şampiyonu olduk alkışlandı,mhp geldi ülke birbirine girdi sağ sol davasından alkışlandı,fp geldi türkiye birincisi çıkarmakdan usanan imam hatipler kapatılma kararı çıkarıldı alkışlandı,genç parti çıkdı sonra başa geçmeden hortum atmadıgı yer kalmamış geçse nolurdu bilmiyoz o bile alkışlandı Akp ye bu yüzden bile sataşdılar
inanın ben önceden eve 2 saatte gidiyorsam artık 1 saatte gidiyorum niye olmadık yere yol yaptılar haa evler yıkıldı tamam ama onları sokağa atmadılar evlerinin değerinin fazlasını verdiler cami yıkıldı tamam ama onun yerine daha güzeli yapıldı Türkiyede en çok okul yapılan yıl bu yıl oldu ses çıkmadı ama herkes haklı bize yakışlan nedir
-hastanelerde saatlerce ilaç almak için kuyruk beklemek ilaç almayıp üzerine fırça yemek
-vergi diye verdiğimiz paraları elin adamlarına hortum yoluyla hediye etmek
-aldığımız paranın yarın bi değeri olmayacağını düşünerek saklamamız
-dünyanın en değersiz parasına sahip olmamız
-hastanelerde dokdor beklememiz
-saattler hatta günlerce bankada para almak için kuyruk beklememiz
-paramız yok diye kız yada erkek ögrencilerimizi okutamamız
-ramazanlarda açlıkdan yatamayan kişilere bırakın yardım yapmayı yanına bile yaklaşmamamız
ne diyim sözüm yok akp li değilim ama yiğidi öldür hakkını yeme demişler
kıbrıs savaşında ne kadar askerimiz öldü sayın bakanımız yan gelip yatarken
pkk dan kaç bin asker gitti ecevit hastane hatane dolaşırken
apoya bi karış toprak vermeyiz dediler koskoca bi adayı verdiler
devletimiz ha bire dışarı borçlandı başkanlar çalışırken
bakanımız amerikaya gittiği zaman bill kiptın mı karşılıyordu töbe bakanımız eli bağlı çeket düğmeli ögrenci gibi ayakda beklerken amerika köpeği denmedi amerikanın köpeğinden de aşağı iken
amerika geldi doguda alınmadık rezerve bırakmadı amewrika bize yardım ediyor dendi bizi sömürürken
israil geldi akdenizi yedi bitirdi hiç kimsenin sesi çıkmadı
sonrada bu hükümet amerikan adamı oldu,lüblancı oldu,hizbullah oldu,ama nedense aklı başında parti olmadı olamadı
neyse herkesin sözüne saygı duyarım herkes yangelip yatmış ses çıkarılmamış buna neden tepki olmuş en az şehit verdiğimiz yılda oda tamamen askerlerimiz kimsenin ulaşamadığı bi makama ulaşmışken
aynen canım katılıyorum sana...tezkerenin çıkması üzücü oldu..ama nerden anlasınlar bunu..ateş düştüğü yeri yakıyor..kendi evladını da yollar mı acaba diğer türk gençleriyle oraya,onu sormak lazım..acaba o zaman der mi,askerlik yan gelip yatma yeri değildir diye..cevabını biliyorum aslında bu sorunun..
yeteri kadar bu ülke teröre şehit vermedi mi zaten??yetmez mi???
geçen haberlerde adamın biri arabasına yaıştırdığı kağıtla güzel bir ptotesto gerçeklemişti bu duruma..
erdoğan vatanını düşünmek yerine vatatnınısatma eğilimine girmiş...
akp nin başa gteçmesini sağlayanlar bi daha bu hatayı yapacaklarını sanmıyorum..
umarım askerlerimiz gittikleri gibi geridönebilirler..
352 kişi istedi birde avrupa birliği istedi diye yolluyoruz askeri.Bu karikatürlerin hepsi durumu çok iyi anlatıyor.Başbakanın söylediği sözler ayrı bir kitap konusu olmalı bence.Başbakandan inciler diye bir kitap yapılmalı.Oy verme meselesine gelince istediği kadar oyunu vermesin türk milleti.Bu adamlar yine bir yolun bulur bu seferde başbakanın incileri değilde Cumhurbaşakan'ı nın incilerini seyrederiz gibime geliyor.İnşallah yanılıyorumdur .
kendimizi hayırr olmamalı diye yırtıp ,parcalasaktaa yine bildiklerini okuyorlar.Acaba Lübnan'a gidecek asker için de Amerika da yaşayan oğlu da yer alsaydı bukadar rahat evet diyebilirmiydi, diye düşünmeden edemiyorum...
LÜTFEN BU KAMPANYAYA DESTEK OLUN.....BANA 1 YTL VERİRMİSİN ?..TEDAVİ OLCAM!!!
LÜTFEN BU KAMPANYAYA DESTEK OLUN.....BANA 1 YTL VERİRMİSİN ?..TEDAVİ OLCAM!!!
SİZİ BİR HAYAT KURTARMAK İÇİN DAVET EDİYORUZ.AŞAĞIDA VERMİŞ OLDUĞUMUZ HESAP NUMARASINA
BAĞIŞLARINIZI BEKLİYORUZ.......
Evet dostlar...
biliyosunuz ki
yiğenim
Cihan hala yaşam savaşı veriyor ve biz artık elde avuçta ne varsa tüketmiş durumdayız Tedavi masrafları 250 milyar ve bizim artık masrafları karşılayacak durumumuz kalmadı lütfen sizde bu kampanya ya destek olun.......
ne kadar uzaksakta insanlığa insanlıktan bahseder dururuz her dem.. hayvanların sürü psikolojilerini görüp seyretmekle kalan insanlar onlarda ki dayanışmayı anlamadan.. hep yırtıcı vahşi yaratıkların kendilerine saldırmalarını bekler durur tek başına...oysa sana dokunmayan yılan bin yıl yaşarsa sana da dokunacaktır eninde sonunda... burda bahsedilen olay bir kişinin dramı ama yarın bizlerinde yaşayabileceğini kimse aklından geçirmiyor belki.. gene bizler bir şekilde haberdar oluyoruz ama büyük kentlerde komşularının bile haberi olmayan bu insanlar gözlerimizin önünde yanıbaşlarımızda tükenip gidiyor... ve biz bunlarda ''ben hiç birşey yapmadım'' diyerek suçsuzluğumuzu savunmakla yetiniyoruz.. hiç birşey yapmamak bazen en büyük kötülüğü yapmaktan daha fazla yıpratır birşeyler yapılmasını bekleyenleri...
17 yaşında bir çocuk daha... ve büyük bir meblağ istendiği için belki de tedavi olamayacak... büyük meblağ... her birimiz her gün milyonlar veriyoruz sigaralara... yada abur cubura... ve 70 milyon nüfuslu bir ülke de... yanı başımızda bizim için değeri olmayan 1 lira( milyon)lar... bazıları için değerli hale gelebilecekken biz gene o milyonlar verdiğimiz sigaralardan bir tane yakıp hiç birşey yapamayışımıza içerleyip karamsarlığa dalıyoruz... bu meblağ 250 milyar bir ailenin kolaylıkla altından kalkabileceği bir yük değil...
evet ben yalnız başıma birşey yapamam...
sen de bir şey yapamazsın
o da..
ama biz yapabiliriz...
bana kalırsa bu tedaviyi aile karşılayamayacak durumda ve basit bir dayanışma bu sorunu çözebilir... ki bu o kadar abartılı bir yükte değil insanlar için... saçma sapan futbol takımları için bile.. br gecede trilyonlar toplanabiliyorsa... bir hayatın kurtarılması içinde yapılabilir bu...
merduranli
20860 sayılı Yardım Toplama Kanununu 7.ve 8. maddelerine göre
hazırlanmış ve sana birçok söz söyleyecektim ki,aşağıdaki ''1974 Harekatı, Lübnan'a asker.''.başlıklı bir yazıyı okudum.yazının hakkını verdiği için arkadaşa teşekkürlerimi sunarım
son söz olarak sana sana sadece şunu diyeyim;
BİRİLERİ ON İŞ YAPMAYA ÇALIŞIR BİRİNİ YAPAMAZ,DUNGEONLARDA YAPILMASI GÜÇ OLAN BİR İŞİN PROVAKASYONUNU YAPARLAR.
Tayyibin askerlik yatma yeri değildir sözü yanlış anlaşılmış olsa gerek ve kendisi basın toplantısı ile açıkladı ne demek istediğini.ELbette bende karşıyım ancak anladığım kadarıyla oraya normal asker yollanmıycak.Yabancı dil bilen tercihli bununda sebebi lübnan askerleri savaştayken ailelerin yanında onları koruyacak askerler olacaklar.Ama bende duyunca çok üzüldüm zor bir durum.Şunuda söyliyeyim gelecek seçimde bizim halkımız emin ol yine tayyibe verir oyunu bak görürsün öpüyorum canım..
İstanbul güngörende cinayet güneştepeli muro olarak bilinen MURAT BAŞKAN isimli genç salı günü öğlen saatlerinde pusuya düşürülerek öldürülmüştür..cinayet GÜNGÖREN GÜNEŞTEPE MAHALLESİNDE işlenmiş olup katillerin izi kaybedilmiştir ..değerli kardeşimiz MURAT BAŞKAN 'a ALLAH ' tan rahmet yakınlarına başsağlığı dileklerimizle BAŞKAN ailesi ve güngören güneştepe mahallesi sakinleri..
Bu soruya şu an Asker olduğum için en iyi cevabı vercek olanlardan biriyin sanırım Biz zaten yan gelip yatıyorduk Terör bomba ihanetler hep bizdendi canımız sıkıldı bombalayalım diyorduk, Recep bey gelip olayı çözüyordu, Bizde yatıyorduk ama karikatürlerde olduğu gibi yan yana Fotograf bile çektiriyoruz.....
çok iyi yapmışlar kapak yaparak, o konuşuyorsa bizde konuşuruz dimi? gereksiz sözlere ne gerek var..? binlerce asker göz göre göre ateşe atılıyor gibi kendi evladı yerine bile koymuyor, düşünmüyor.. Allah askerlerimizi ve bizi korusun.. ne diyim..?
Bencede gitmemeliydi askerimiz ama bizi dinleyen kim?
Karikatürlere söyleyecek sözüm yok..Güler misin ağlar mısın vahameti içerisinde halimiz gerçekten..
Duygusal ve duygusal olmayan tarafımla ben de Lübnan'a asker gönderilmesini istemeyenlerdendim. Gel gör ki Milletinin hayır dediğine evet diyen bir idare ile yönetiliyoruz..
Kendi düşen ağlamaz diyorlardır tezkere oylanırken evet diye oy veren vekillerimizde içten içe..
Hani yazmışsın ya bir dahaki seçimlerde başımızda olurlar mı? Yüzde bilmem kaç oy alırlar mı diye?
Bu cevabı vermek istemezdim ama evet, hatta daha fazla oy farkı ile bile tekrar bizi yönetmeye gelebilirler..
Kesinlikle gelemezler diyemiyorum bile..
Siyasetten pek hoşlanmam ve o kadar uzun boylu bir ilgim de yoktur özünde..
Fakat ülkemizde yaşananlar artık körün gördüğü, sağırın duyduğu hale geldi..
Elbetteki her zaman aynı fikirleri ve aynı ideolojileri olan bireyler olmayacağız, hepimizin farklı felsefeleri var ve belirlediğimiz çizgi doğrultusunda ilerliyoruz..
Belki bir çizgimiz bile yoktur ama bu ülke bizim..
Verdiğimiz şehitler bizim kanımız, canımız..
Bir ülkenin Başbakanı hangi düşünceler içerisinde olursa olsun bir şehit annesine, şehit ailesine böyle cevaplar veremez, vermemeli..
Belki Lübnan'da olmamız gerekiyor, yerimizi alıp biz varız diyebilmek için..
Peki nereye, nasıl gidiyoruz?
Kendi iç sorunlarımızı, kendi yaşadığımız terörü bitirmeden Gülse BİRSEL'in kitap başlığı gibi olacak ama "YOLCULUK NEREYE HEMŞERİM?" demezler mi?diyoruz?
Kendi iç güvenliğimizi ve barışımızı tam olarak sağlayamamışken, her otobüse bindiğimizde acaba bu otosüte bomba var mı?
Yarın neresi taranacak? Hangi hudutta mayınlar patlayacak?
Hangi karakolda kaç şehit verilecek? Hangi anne gözü yaşlı evladının tabutuna sarılacak feryat figan yürekleri dağlayacak?
Hangi çocuk yetim kalacak? Hangi yuva darmadağın oacak?
Hangi sevgili canı şehit oldu diye canına kıyacak? diye soruları sorduğumuz bir zamanda, kime ne kadar faydamız olacak ki Lübnan'da?
Güçlü Devlet olarak varlığımızı sürdürmek istiyorsak öncelikle içten içe çürütüldüğümüzü fark edip çürük kopma noktasına gelmeden bir çözüm bulmak zorundayız..
Askerlik yan gelip yatma yeri olmadığı gibi Mecliste yan gelip yatma yeri değil, biz bunu da biliyoruz..
Köprüyü geçene kadar ayıya dayı deme olayı diye de kimse kandırmaya çalışmasın..Tarih kitaplarında okuduğumuz sömürge devletlerinden biri olarak umarım çocuklarımız okumaz tarihimizi..
Bu kadar karamsar olma Viva.. Siz Atatürk çocuklarısınız.. Bu ülkede sizler gibi olanlar daha çok diyorum hep kendime ama bazen umutsuzluğa düşmüyor da değilim..
Askerlik yan gelip yatma yeri değil..Kaç şehidimizin babası milletvekili, bakan,başbakan veya üst düzey bürokrattı ki?
Benim aklıma hiç gelmiyor..
Yani bu işler zor işler be Cici anne...
Söylenecek ve yazılacak çok şey var ama biliyorsunun sende "Düşünmek suç değil ama düşündüğünü söylemek hâlâ suç.."
gerçekten güzel bi site uğraşmışın anlaşılan,sende aşırı 6 okçuluk var galiba nese olsun "demokratik bi üke" gerçi bu söylenerek yıkılmıyo mu bu ülke. batıl zihniyet, ama şunu da söliyim senden fazla nefret ederim bu başbakandan fakat elimizden tek gelen şey böyle gerçekleri yüzüstüne çıkarmaktır aslında o mertebelere çıkmaktır inş.Allah nasip eder
Zaten saygı ve secgideğer :P başbakana en güzel cevap ertuğrul gazi şenliklerinde verildi Askerlik yan gelip yatma yeri değil can verip yatma yeridir d
ye ama tayyip beyin umrunda mı sanki onun oğlumu ölüyo neyse dungeon güzel bir başlık leman ve penguene de teşekkürler.........
BÜYÜK ŞANSIZLIK BİR ÜLKE BAŞBAKANI BUNU SÖYLEMEMELİYDİ.ÇOK HASSAS BİR KONU AİLESİNDE ŞEHİT OLMAYAN YOKTUR SANIRIM.KARİKATÜRLER YAYINLANMADAN ÖNCE BAŞBAKANIN SÖYLEDİĞİ SÖZ SONRASI ŞEHİTLİKTE ARKADAŞLARI İLE YAN YANA YATAN KUZENİM MEHMET GELDİ AKLIMA.KAHROLDUM.
selam
sitemde araştırma için bir soru sordum,onu cavaplandırsanız sevinerim,zahmet olmasa eğer cavabınızı yazın ,
size önceden minnet darlığımı bildiririm
ben kişisel düşüncelerimi yazdım. devletçilik oynuyor falan değilim, olaya siyasi açıdan değil duygusal açıdan yaklaştığımı belirttim özellikle. benim gönlüm razı değil askerlerimizin gitmesine. şehit analarını düşünün, yazık. bence hiç gereği yoktu. karikatürleri de toplamak istedim bulabildiğim kadarını, düşüncelerimle paralel gittiği için hepsi bu..
not: önceki yorumumdaki kelime hatasını düzelttim, teşekkür ederim ;)
Bu tür konularda bu kadar kolay ahkam kesen adamların çocukları acaba nerelerde askerlik yapmışlar çok merak ediyorum. Acaba hangisi cudi dağına paraşütle inmiş , ya da hangisi sınırda nöbet beklemiş , daha doğrusu hiç nöbet tutmuş mu.. Acaba hiç karavanadan yemek yemişmi.. Bunları kendi çocuklarına yaşatmamak için işlerine geldiğinde bedelli askerlik uygulamalarını tek oturumda zart diye çıkarabilen kişilerden de ancak bu kadar duyarsız bir açıklama beklenebilirdi zaten.. Ha bir de bişiler daha söylemişti bu şahıs.. Vatanımı menfaatleri doğrultusunda pazarlamaktan çekinmem gibilerinden.. Düşünün halkın yüzde sekseni ( rakamla %80) Lübnana asker göndermeyi reddederken meclis hizmet etmekle ve temsil etmekle yükümlü olduğu vatandaşı ezip geçerek asker yollama kararı aldı. Daha fazla açıklama yapmaya gerek yok sanırım.. Herşey ortada .. Eline sağlık Dungeon ..
karikatürleri inceledim, yazdıklarınızı okudum, azığı aldım.. Yazacağım yorumda başbakan'ın tahşidatını, avukatlığını yapacak değilim.. Buna da hiç kalkışmadım zaten. Laakin, biz kendi halimizde bir devlet olacaksak, kapatalım sınırlarımızı ve kapalı ekonomiye geçelim. Yaptığımız birçok şey, diğer devletlerin (bkz. Amerika, İngiltere, Rusya vd) çıkarlarına kaymak sürmüyor mu? BAL gibi de sürüyor.Şimdi, ne yapmak lazım? Duygusal mı davranalım. Köprüyü geçene kadar ayıya dayı diyelim, demeyeceğim. Ama hiç olmazsa, ayı'ya "ayı" demeyelim. Lübnan'a asker göndermediğimiz durumda, tecrit politikasına balıklama atlayacaktı yabancı devletler. Ama, artık biraz geç.. Çünkü, Türkiye (not Turkey) palazlanmaya başlamıştır kaba tabirle. Lübnan'a asker göndermek, Türkiye'nin ortadoğu'da bir figüran değil, söz hakkı olması için çok elzem bir olgudur.. Şimdi, Türkiye bir adım öne geçmiştir.
Haa, asker ölmesini kimse istemez. Ateş benim ocağıma da düşmüştür vakt-i zamanında. Ama, başbakan da gaf yaptı. Doğru. Ne vurgulamak istedi, çok bilemiyoruz. Şimdi, çıkıp birşeyler diyor o gaf'ıyla ne vurgulamak istediğine dair. Ben, şunu demeye çalıştığını zannediyorum o meşhur gafıyla.. -Ama önce biraz açıklama- Askeriye, devletin en çok kaynak aktardığı kurum. İsraf'ın haddi hesabı yok. Buna bizzat şahidim. Hem gördüklerim, hem duyduklarımla. Sözün özü, yenilen midelerde (helal-i hoş olsun), yenilmeyen gerilerde kalmaktadır. Giden askerlere canlar kurban. Hepsi vatanımızı savunma duygusuyla gidiyorlar. Vaki olan birşey var: Her sene askere alınan ciddi bir yekun var. Bunlara yaptırdıkları ne var asker ocağında.. Talim, nöbet, atışlar v.s. Sonuçta, askeriyede silah altına alınanlardan verim yüzde kaçtır, düşünmekte fayda var.. Bazıları yüksek rutbelilerin ameleliğini yapmakta, bazıları internet cafelerde, bazıları ise askeriye gazinolarında vazife yapmaktadır. Torpili olanlar da muhtelif yerlerde rapor tutmakla görevlendirilmektedir, ila ahir.. Neyse bunlar meselemiz değil. Tal'i meseleler.. Demek istediğim gaför başbakan, bu son saydıklarımı vurgulamış olabilir ama yanlış yerde... Yoksa, o bir karadenizlidir ve sağlam milliyetçi olduğundan (karadenizli olmasından ötürü) zerre şüphem yoktur..
Gelelim, muhalefet'in bu gaf'a yaklaşımlarına Bir gerçek var ortada. Onu da şu örnekle açıklayayım.. Şimdi, bir yerlerde devrim yapılırsa, (örnekler: Almanya, İtalya, Rusya, Osmanlı v.b), devrim yapanlar kendlerinden önceki sistemi külliyen yerin dibine batırmak mecburiyetindedirler. "Yiğidi öldürüp, hakkını yemeyelim" diyenler, ya elli sene sonra konuşmaktadır ya da konuşmadan öl(dürül)mektedir. Bundan hareketle, muhalefet de, muhalefet olmanın gereği olarak, eleştirmek zorundadır, en azından böyle hissetmektedir. Çünkü, "aferin, bak bu hükumet çok güzel işler yapıyor" derseler, ee o zaman muhalefetin ne işi var orada? Demezler mi, kardeşim biz size boşuna mı oy verdik? Muhalefet, geçmişten tevarüs ettiği geleneklerinden ötürü, iktidarı eleştirmek zorundadır. Haklının hakkını teslim edecek olsalar, kendileri bir sonraki seçimde tabandaki kalebodurların sayısını saymakla iştigal etmek zorunda kalacaklardır.. Bilmem anlatabildim mi..
Demek istediğim, aynı tezkere -şu an muhalefette olanların iktidarda olduğunu tahayyül edersek- o zevat tarafından memnuniyetle imza edilir, altına bir de silinmez mühür v.s basarlardı. Siyaset, iki yüzlü bir mekanizmadır. Bugün, a diyenlerin yarın b diyeceğine dair çok fazla örnek vardır siyasi hayatımızda. Bakın, fötrlü cumhurbaşkanımıza; (o kendini biliyor, seda sayan'a selam olsun), dün a dediklerine bugün değil b, q diyor resmen... Bu durum, bir makaleye konu olabilecek kadar girifttir , dolayısıyla burada şeritleri iki ucundan kesiyorum. (gerçi yorum da makale gibi oldu, bunu bloguma alayım bari - şaka-)
Gelin, hep beraber devletçilik oynayalım.. Bilirim, güzel oyundur...
Not: Blogunuzda ufak çaplı bir depreme sebebiyet verdiğimin farkındayım. hoşgörünüze sığınıyorum
Düzeltme: Bu ironilerimi anlamayacak mı kimse? :). Devletçilik oynayalım, sözü sizin yazınıza ve dolayısıyla şahsınıza yöneltilmiş bir eleştiri değil. Ama, merak etmeyin. Anlamayan bir siz değilsiniz... (böbürlenmek, gurur koridorlarına girmek için değil bu sözüm) Bende var bir sorun herhalde ... Devletçilik oynayalım, sözü yüksek yüksek makamlara (yüksek yüksek tepelere) arz-ı halimdir.. Erkenden duyula :)
Not (-1): Yazdıklarım üzerine açıklama yapmaktan nefret ediyorum :). Bir şaire: şu şiirinizde ne ifade etmek istediniz" der gibi birşey işte .)