Yazı eklemeyeli günler hatta aylar olunca ben de böyle bir yazıyla dönüş yapayım dedim. Hep merak etmişimdir nereden geliyor bu gün, ay isimleri. Hemen araştırdım, kafamı kurcalayan bu sorunu bir an önce çözmek zorundaydım...
Biliyorsunuz veya bilmiyorsunuz, iş hayatına girdim gireli pek çok alışkanlıklarımdan uzak kaldım. Yerlerine yenilerini eklemedim değil, olsun msn'yi de bıraktım facebook'u da ama eskiyi de unutmadım! Buralara sık sık uğrayıp ıvır zıvır yazılar ekleyip gevezelik yapmayı özledim doğrusu. Eski zararlı alışkanlıklarım aklıma geliyor sonra. Ara ara uğrayıp bırakılan yorumları okuduğum sıralarda bu özlemim kat kat arttı ve daha fazla ayrı kalamadım.
Neyse lafın kısası, ben gene alıştığınız tarzda hayatın ilginçliklerini, eğlenceli yönlerini, kafa dağıtmak sebebiyle arz etmeye devam edeyim de, arayı daha fazla açmamış olayım... Ne de olsa "Blog insanın kendi kendine eğlenebilmesidir." Bu da bir dungeon atasözü olsun.
...
Tavla oynayanlar Farsça altıya kadar saymasını bilirler. Yek, du, se, cihar, penç, şeş.
Şimdi de yedi sayısını öğreniyoruz. Farsça yedi 'heft' dir (veya hefte). Yedi günlük 'hafta' ismi de buradan alınmıştır. Halen Türkçe'de kullandığımız gün isimlerinin kökenlerinin neler olduklarını biliyor musunuz?
Cuma (Arapça), cuma: toplama, toplanma
Cumartesi (Arapça), ertesi - Türkçe
Pazar (Farsça), ba: yemek, zar: yer
Pazartesi (Farsça), ertesi - Türkçe
Salı (İbrânice), salı: üçüncü
Çarşamba (Farsça), cehar şenbe: dördüncü gün
Perşembe (Farsça), penç şenbe: beşinci gün
Günümüzde kullandığımız ay isimlerinin geldikleri yerler de karışık. Hicri takvimdeki Arabi ay isimlerinin bugün hiçbirini kullanmamamıza rağmen yine de Şubat, Nisan, Haziran, Temmuz ve Eylül aylarının isimlerinin kökenleri Arapça ve Süryanice, Kasım ayınınki ise Arapça. İşin daha ilginç yanı bunlardan Şubat, Nisan, Temmuz ve Eylül hemen hemen aynı telaffuzla Yahudi takviminde de yer alıyorlar.
Gelin ayların isimleri ve kökenlerine bir göz atalım:
Ocak (Türkçe), kışın evlerde ateş yakılan yer
Şubat (Süryanice)
Mart (Latince), Maritus: mitolojik isim Mars'tan
Nisan (Süryanice)
Mayıs (Latince), Tanrıça Maria'nın ayı
Haziran (Süryanice)
Temmuz (Arapça, Süryanice)
Ağustos (Latince), Roma İmparatoru Augustus'un adından geliyor
Eylül (Süryanice)
Ekim (Türkçe), toprağı ekmekten geliyor
Kasım (Arapça), bölen
Aralık (Türkçe), iki zaman dilimi arası
...
Dikkat ederseniz yazıda bazı eksiklikler var. Bunun anlamı Süryanice olanları mesela araştır - gel oluyor. Ona da bakarız bir ara...
Selam arkadaşım dostluk ve arkadaşlık turlarımızda sizleride aramızda görmek bizleri mutlu eder.
Değerli arkadaşım rahatsız ettim ise özür dilerim. Sizleri bilgilendirmek ve katılımlarınızı sağlamak amacıyla mesaj iletiyorum. Üç haftadır başladığımız ve tüm hızıyla devam eden tanışma ve kaynaşma gezilerimiz, tekne turlarımız yaz süresince devam edecektir. BİLGİ ALMAK İÇİN SİTELERİMİZE DAVETLİSİNİZ. İlginize teşekkür eder katılımlarınızı beklerim. Sevgiler... http://martitur.blogcu.com - http://35tur35.blogcu.com - http://ayvaliklitur.blogcu.com - http://ayvalikli.sitemynet.com - http://ayvalikli.bloggum.com - http://ayvalikzeytinyaglari.blogcu.com Bilgi ve telefon nolarımız bloglarımda mevcut olup ilginize teşekkürlerimi verdiğim rahatsızlık için özürlerimi tekrarlarım. MARTITUR TURİZM...
canim hos geldin:) sayfana bakiyorum yoksun bu kiza ne oldu diye meraklandim boyle cekip gitme birdaha.
tekrar hosgeldin diyorum kucak dolusu sevgilerimi birakiyorum.
arada bir ses versen n'olur yahu..
tamam yeni yazı yaz demem, yorum falan da yazma kimseye
ama bari ayda bir bile olsa hayatta olduğuna dair kelimeler serpiştir bloguna olmaz mı?
mühendis olup okulu bitirince havalara girdi, inemedi daha gökyüzünden hatunun dememek için zor tutuyoru kendimi...
ayrıca senin haberinde yoktur anneanne oldun..
:))
pat diye söylenmez ama hak ettin napim..
birden yaşlı gibi hissedip kendini
gelirsin belki torununu sevmeye.. :))
yok canım ben doğurmadım..
bu aralar uğraşamam veletlerle..
nasıl anneanne oluyorsun hemen açıklayım..
benim bitane içsesim var..
benim işim olduğunda o ilgileniyor blog işleriyle..
adı "Firuze"..
işte o benim nüfusuma kayıtlı olduğundan doğal olarak sen de anneannesi oluyorsun..
kızını unuttun bari torununu sevmeye arada vakit ayır olur mu?
:))
öpüyorum seni en kocamanından..
hatta şimdi gergin hocamın dilek ağacına gidip senin için de bir bez bağlayacağım..
ya tutarsa..
:))
Sonuc itibariyle bir yil aradan sonra bir yazi ekleme zahmetinde bulunabilmissin, en azindan iyi oldugunu ogrenebildik en nihayetinde,,kesek eski dungeon olarak aktif olabilsen, insan eskiye dair birilerinin varligini istiyor buradaa,, sevgiler dungeonn!
hoşgeldin ben gibi. tanımadın demi... belki yazılarımdan anlarsın en eskilerden bloguna girmeyen eski sohbet ortaklarından birisiyim diye kısaca anlatayım. Uzun aradan sonra seni gördüm onun i
çin hoşgeldin ddim. Görüşmek üzere hoşkal...
nasıl oldu bilmiyorum dün bir anda kendimi yazı eklerken buldum... her şeyde bir hayır varmış, malum mu oluyor ne. insanın hayatı değişebiliyor bir anda. o değil de, burayı ve blog arkadaşlıklarını gerçekten özledim...
Uzun süre görüşmyince insan nasıl yorum yazması
gerektiğine karar veremiyor.(Üslup açısından)
Samimi mi olmalı yoksa "çok güzel bilimsel bir
paylaşım olmuş" gibisinden vaziyeti idare mi etmeli?
...
En iyisi döndüğüne sevindimdiyeyim de..
Sonrasına bakarız.