dungeon



e-posta:

dungeonon@gmail.com


Megaloman blog sahibi köşesi: "Soru- Cevap"

- Dungeon ne yer?

Pek yemek seçen biri değil, genelde umduğunu değil bulduğunu yiyor. Altı kuru keyfi yerinde.

- Dungeon ne içer?

İyi içicidir, genelde aktif. Bazen şişede durduğu gibi durmuyormuş. Duyan da ayyaş sanır!

- Dungeon ne yapar?

Gaza gelir! Ne yapsın... Son zamanlarda kafasını çalıştırmakla meşgul. Tatil de bir yere kadarmış.

- Dungeon ne okur?

Çok okur, az yazar. "Keşke daha çok yazsa" bile denir ama canı sıkkın. Zaten saçmalıyor!

- Dungeon nereleri gezer?

Ha ha ha ha ha hapşu. Çok memleketler gezmiş, neler görmüş görmemiş. Gezenti işte bildiğin.

Ahaha... Pardon!


2006 Miss Dungeon Güzelleri:

*Kayıp Aranıyor: .. Bir Garip Blog Bestesi
*G Flow Beni Bana Sor
*Nükleer Enerji Gerekli mi?
*Super Mario Oyunu Sahne Performansı
*Geçen hafta nerelerdeydim?
*Ronaldinho - video
*Kendine iyi bak
*Özgeçmiş (CV) Nasıl Yazılır?
*Eskimolar Aslında Böyle Avlanırlar
*Sigarayı bıraktım, masanın üzerine(!)
*Duman - Aman Aman
*Bir Amerikan askeri ile bir Fenerbahçe taraftarı dertleşirken
*Renklere Göre Kişilik Testi
*Sayın Başbakan: "Askerlik Yan Gelip Yatma Yeri Değil"
*Dersizle.com: "Dershane sanal başarı gerçek"
*Eğlencelik Çiğdem Problemi ve Zeka Soruları...


Toplist olayları:

Google PageRank Checker Tool
Alan Adı



Tavsiyeler:



>>






Bademcik İltihabı, Blogcu Kupası, Kulak Küpesi

* * *

Malum mevsim değişimleri tehlikeli olur kimileri için. Hele benim gibi nanemolla insanlar için bazen işkence haline gelebilir. Özellikle hastalığa davetiye çıkarırcasına davranışlar sergilediyseniz vay halinize..

Sağlık ocağına gittim başıma gelenleri anlatayım önce de gülün. (Şanslı kişi olun demedim bu sefer peki :) Önce sıraya girdim numaramı aldım muayene olacağım, iki tane bayan var içeride biri ebeymiş diğeri de doktormuş, ebe olan ağzımı açtı, (Bkz. yandaki resmim) aslında "bakabilirseniz tıklayınız" demeliydim ya neyse, ağzımın içerisini görür görmez "Naaptın seeen?" dedi aynen böyle.. Dedim "İşte şey, kem küm oldu.." Yanındaki doktor hanıma seslendi sonra "Gel kııız gel, bak n'aapmışş! Sakız yapışmış..." demesin mi? Benlen bu kadar alay edilmesine dayanamadım, cevabım hazırmış gibi "Sakız değil oo!" dedim, "onlar halka değil fil" gibi oldu biraz söyleyişim. Koptu ikisi tabi öyle diyince, beklenmedik bir an. Ben de acı çekiyorum bir yandan, kopmuşum zaten bir daha koptum, güldüm bu sefer..:) Neyse..  Mevsim değişiminin götürülerinden bahsediyordum. Bir kaşe-imza için hasta hasta doktorun çayını, belki de sigarasını içmesi beklenebilir, hatta verilen reçete itibariyle polikliniklerde "şu kötü zamanda iyi kollanması gereken" mühim bölgenize 5 x 2 = 10 adet iğneyi sabah akşam yemek zorunda kalabilirsiniz. Üzerine bir de hap şeklinde aldığınız Azitro, Etol türü antibiyotikleri, Andorex türü gargaraları saymıyorum bile. Bir de yemek yasak, ekmek hiç yenmeyecek. Sadece su, süt, meyve suyu, çorba.. Kısacası sıvı gıdalar. (aslında kabacası) :-).

- Peki cicim, yemeyiz, sadece içeriz. Blogcu kupa'mız var hem bizim, onunla içeriz.

Baktım kupa resimleri kol geziyor :-P ben de kıskanç bir insanım (sözde) hem onun için hem de bir yanı eksik kalmamak için kendi kupamın resmini çektim. Espri de buldum bir tane diyalog tarzı kendim yazdım ve oynadım:

- Ben şimdi kupa kızı mı oldum.

- Hayır kızım onu da nerden çıkardın, sadece senin de bir kupan oldu hepsi o kadar kızım.

- ..........:(((

- Üzülme yavrucuğum.

Ayrıca resimlerde kupaların içi neden hep boş olur ben de bunu anlamıyorum. :-). Neyse bir dahaki sefere içinde meyva suyuyla birlikte çekip koyarım. Süs eşyası yapmaya almadım ben bu kupayı ne bu böyle kuru kuru? Aylardır bu anı bekliyorduk oysa..

Bu iş burada bitmedi anlayacağınız. ;-).

Aşağıdaki yazı da hazır hastalanmışken bademciklerim de aşırı derecede iltihaplanmışken ben ve ben gibiler için güzel bir yazı olur diye düşündüm, gerekirse okunabilir:

...

BADEMCİKLER VE BADEMCİK AMELİYATI

Hemen herkes bademciklerin ne olduğunu bilir. Ancak, bademciklerin vücuttaki görevlerini ve bazen niçin alınmaları gerektiği konusunda herkesin kesin bilgisi yoktur. Bademcik ameliyatıyla ilgili bazı bilgilerin öğrenilmesi, ebeveynlerin ve çocuğun korkularınının giderilmesine yardımcı olur.

 

BADEMCİK (tonsil) NEDİR?
Bademcikler, boğazımızın her iki yanında bulunan yapılardır. Bademcikler, boğaza giren bakteri ve virüs cinsi mikropları yakalarlar ve vücudun mikroplarla savaşmasına yardımcı maddeler olan antikorları üretirler. Bademcikleri, çocuğunuzun boğazına bir fenerle bakarak görebilirsiniz.

Bademcik iltihabı (tonsillit), bademciklerin mikroplarla karşılaşması ve şişmesi sonucunda gelişir. Eğer çocuğunuzda sürekli veya sık tekrarlayan bademcik iltihabı varsa, doktorunuz bademciklerin alınmasını önerebilir. Çocuklar bademcikleri alındıktan sonra daha sık hastalanmazlar; çünkü, vücutta bademcik gibi görev yapan başka dokular mikroplarla savaşan maddeleri yeterince üretebilirler. 

 

BADEMCİK İLTİHABININ (tonsillit) BELİRTİLERİ NELERDİR?
Çocuğunuzda bademcik iltihabının aşağıdaki belirtilerinden biri veya birkaçı bulunabilir :

· boğaz ağrısı 
· yutkunma sırasında ağrı veya rahatsızlık hissi 
· kötü ağız kokusu 
· ateş 
· sesinde çatallanma 
· boyundaki lenf bezlerinde şişme 

Eğer çocuğunuzun boğazına bakarsanız, bademciklerin kızarmış ve şişmiş olduklarını görebilirsiniz. Bazen de, bademciklerin üzeri beyaz veya sarı renkli bir maddeyle kaplanmış gibi olabilir. Çocuğunuzun bademciklerinin iltihaplı olup olmadıklarını anlamayabilirsiniz; eğer bademcik iltihabından şüpheleniyorsanız doktorunuza başvurunuz.


BADEMCİK İLTİHABININ TEDAVİSİ / AMELİYAT NE ZAMAN GEREKLİ?
Antibiyotikler sayesinde artık her bademcik iltihabının standart tedavisi, eskiden olduğu gibi ameliyat değildir. Ancak, sık tekrarlayan boğaz ağrısı ve bademcik iltihabı halinde bunu bir doktorun değerlendirmesi gerekir. Doktorunuz streptokok enfeksiyonu olup olmadığını araştırmak üzere boğaz kültürü yapılmasını isteyebilir. Streptokoklar, iltihaplanmaya neden olan bakteri türü mikroplardır. Bakterilerin neden olduğu iltihaplarda da antibiyotik tedavisi iyi sonuç verir.

Doktorunuz aşağıdaki durumlardan biri veya birkaçının bulunması halinde bademcik ameliyatı önerebilir.

· çocuğunuzun solunumunu engelleyecek derecede bademcik-lerin büyümüş olması 
· çocuğunuzda yutkunma güçlüğü bulunması 
· sık tekrarlayan boğaz ağrısı 
· sık tekrarlayan boğaz iltihaplanması 
· bademcik iltihabının orta kulak iltihabı, sinüzit, vs. gibi kompli-kasyonlara neden olması

 

BADEMCİK AMELİYATI(tonsillektomi) SIRASINDA NELER OLUR?
Ne kadar sık yapılıyor veya basit görünüyor olursa olsun, her ameliyat çocuk ve ebeveynler için genellikle korkutucudur. Onu nelerin beklediğini anlatarak, çocuğunuzun kendini ameliyata hazırlamasına yardımcı olabilirsiniz.
Bademcik ameliyatında 

· çocuğunuz, genel anestezi verilerek uyutulacaktır. Bu, ameliyatın bir ameliyathanede yapılacağı ve çocuğunuzun ameliyat sırasında bir anestezi uzmanı tarafından izleneceği anlamını taşır. 
· çocuğunuz yaklaşık 20-30 dakika süreyle uyuyacaktır. 
· cerrah, bademcikleri çocuğunuzun ağzının içinden alacaktır. Bademcik ameliyatı için deride bir kesi yapılmasına gerek yoktur. 
· cerrah, bademcikleri bulundukları yerden bazı kesiler yaparak çıkartacak ve kanamayı durduracaktır.  

Çocuğunuz uyanma odasında ayılacaktır. Solunum güçlüğü veya kanama belirtisi olması halinde tekrar ameliyathaneye alınması gerekebilir. Genellikle hastanede toplam kalış süresi 5-10 saat arasında olmaktadır. Yeterli sıvı gıda almaya başlamayan, 3 yaşın altında olan ve bayılma nöbetleri gibi sürekli bir hastalığı bulunan çocuklar hastanede bir gece kalacaktır. 
...

kaynak: "http://www.almed.com.tr/bademcik.htm"

...

Bunların hepsi kulağımıza küpe oluyor, bademciklerimizin büyümesi durumunda alınmasının o kadar tehlikeli olmadığı söylenmiş, biz gene de terli terli soğuk su içmeyeceğiz, banyodan sonra ıslak kafayla pencere cam açık çamaşır sermeyeceğiz. Hem çocuklara iş yaptırılmaz, hem de çamaşır serdirilir mi canım, bir de gece gece?..

Aşağıdaki de benim kulağım, aslında kulak memem. Kulak küpesi dedim de aklıma geldi. Tıklayınca büyüyor. :)) Hehe.

Bunlar benim iyileşme belirtilerim olsa gerek... Kafayı yediğimi düşünenler de olabilir.

Düşündüm de ne kadar teşhirci bi insan oldum çıktım ben böyle... :-P

Hay Allah!..


8/10/2006 - yorum {32} - yorum yaz


Özgeçmiş (CV) Nasıl Yazılır?

* * *

Şu sıralar özellikle *mezun olanlar için de faydalı olacağını düşündüğüm bir yazıyı paylaşmak isterim. Özgeçmiş (CV) nasıl yazılır çok güzel bir şekilde anlatılmış. Birçoğumuz için faydalı olacağını düşünüyorum.

...

Özgeçmiş yazmanın belli başlı kuralları olduğu doğrudur. Ancak unutulmamalıdır ki; ilişkili olunan kurum, görev yapılan seviye, yerel mi yoksa yabancı pazarlarda mı iş aranıyor oluşu söz konusu kurallara eklemeler getirebilir. Kişisel tecrübelerin ve yeteneklerin tanıtımı profesyonelce hazırlanmış bir özgeçmiş aracılığı ile pekala yapılabilir. Abartıdan ve yalan yanlış bilgilerden arındırılmış, özgeçmişi alan kişinin kolaylıkla okumasına izin verecek şekilde uzunluğu ayarlanmış ve anahtar kelimeler kullanılarak yazılmış bir özgeçmiş pek çok kapıyı aralayabilecektir. Şimdi sırasıyla bu noktaları açıklayalım:

A. NEREYE YÖNELİK BİR ÖZGEÇMİŞ HAZIRLIYORSUNUZ?
Şayet bir danışmanlık şirketine gönderilmek üzere ise en başta şunu hatırlamakta fayda vardır: Bir danışmanlık şirketine sizinki de dahil olmak üzere her gün yüzlerce özgeçmiş ulaşmakta o da bunları gözden geçirerek sınıflandırmaktadır. Bir özgeçmişin gözden geçirilmesi ortalama 25 saniye sürer ve o anda veya kısa vadede değerlendirmek üzere uygun bulunursa toplam 3 dakika daha harcanarak tamamı etraflıca incelenir.
Eğer özgeçmişinizi bir kuruma yöneltecekseniz; size ait bilgiler bu kurumların insan kaynakları bölümlerine ulaşacak, özgeçmişinizin incelenmesi ile ilgili süreler biraz daha uzun tutulabilecek, danışmanlık şirketine kıyasla buralarda oluşturulmuş veritabanına eklenen özgeçmiş sayısı gün bazında düşecektir. Bu durumun son dönemdeki istinası kurumların internet üzerinde ve genel başvuru adı ile özgeçmiş toplamalarıdır. Yani artık kurumlara ait veritabanına da her gün çok sayıda özgeçmiş eklenmektedir.

B. ÖZGEÇMİŞİNİZİN GÖRÜNÜMÜ NASIL OLMALI?
Yukarıdaki açıklamalardan hareketle özgeçmişi ilk bakışta kişi ile ilgili temel vasıfları vurgulayabilecek ve kolaylıkla okunup algılanabilecek şekilde hazırlama gereği ortaya çıkar. Bilgisayarda hazırladığınız özgeçmişinizi basacağınız kağıt A4 boyutunda beyaz düz bir kağıt olmalıdır. Yazı font’u olarak Arial ve Times New Roman tercih edilmesi idealdir. Kullanacağınız karakter büyüklüğü 10 veya 12 olarak seçilmelidir, daha küçük fontlar okumayı zorlaştıracaktır.
Ana ve alt başlıklarda (örneğin iş tecrübesi ve çalışılan şirketler, alınan unvanlar gibi) aşırıya kaçmadan büyük harfler, kalın ve yana yatık fontlar seçilebilir. Bu başlıkların görev tanımının okunmasından hemen önce görünmesi önemlidir.
Görev tanımı ve gerçekleştirilen işlerin yer aldığı bölümde ise düz yazı yerine maddeler halinde ve 10 - 15 maddeyi geçmeyen sıralı bir anlatım doğru olacaktır. Ayrıca ana ve alt başlıklar veya maddeler arasında bir veya iki satır atlayarak belli ölçüde “beyaz alan” bırakılmalıdır. Böylece özgeçmişi okuyan ilgili kolayca ve sıkılmadan gözlerini kağıt üzerinde kaydırabilir ve 25 saniyenin sonunda ilgisini yoğunlaşmış bulursa detaylı inceleme safhasına geçer.
Satırbaşları ve sonları sağ kenardan yaklaşık 3 sol kenardan da yaklaşık 2 santimetre içeride olmalı, kullanılan kağıdın üstünden ve altından da bir miktar boşluk bırakılmalıdır. Bu da onca bilgiye daha derli toplu bir görüntü verecek ayrıntılardan biri tanesidir.
Özgeçmişlerin uzunluğu önem teşkil edebilecek bir başka konudur;
Kişi, çok ve çeşitli bir iş tecrübesine sahip ise bu uzunluk 2 ya da 3 A4 boyutunda bir sayfa uzunluğunda tutulmalıdır. Ancak çok iş değiştirmiş ya da uzun yıllar farklı görevlerde ve seviyelerde çalışmış biri değil ise veya çalışma hayatının henüz başında ise, tek bir sayfadan oluşan bir özgeçmiş onu inceleyecek kişiye kolaylık sağlayacaktır. Bir başka deyişle mülakatı yapacak kişi yukarıda da belirtildiği gibi hakkında daha kısa bir sürede bir fikir sahibi olabildiği bir özgeçmişe diğerlerinden daha fazla öncelik verecektir.

C. ÖZGEÇMİŞİN İÇERİĞİNDE HANGİ BİLGİLER NE ŞEKİLDE VE HANGİ SIRAYLA YER ALMALIDIR?
Bir özgeçmiş sırasıyla şu başlıkları açıklamalıdır:

  1. Kişisel Bilgiler (isim soyadı, adres, iletişim numaraları, doğum tarihi, cinsiyet, medeni durum, askerlik durumu vb. bilgileri),
  2. Şu anda çalışılan kurum, unvan bilgileri ve görev süresi,
  3. Şu anda yapılan işler, alınan sorumluluklar,
  4. Daha önce çalışılan iş yerleri, alınan unvanlar ve işe giriş - ayrılış tarihleri,
  5. Daha önceki işyerlerinde yapılan işler, alınan sorumluluklar,
  6. Eğitim Bilgileri (Lisans derecesi, mezun olunan veya devam edilen yüksek ve orta öğrenim kurumları, bu kurumlara giriş ve mezuniyet tarihleri),
  7. Nitelik Bilgileri (Yabancı dil bilgisi, bilgisayar bilgisi, mali veya teknik uzmanlıklar, alınan derece veya ödüller, sahip olunan sertifikalar),
  8. Kurs, seminer veya iş öncesi veya iş başında alınan eğitimler, (tarih sırası gözetilerek ve eğitimi veren firma adları belirtilerek yazılmalıdır),
  9. Referanslar (bu bölüm isteğe bağlıdır ve referans olarak gösterilen kişilere ait isim ve iletişim bilgilerini içerir).

Bunlardan hareketle, özgeçmişte yer alacak bilgiler için yukarıda belirtilen konu başlıklarının takip ettiği sıraya uygun bir akış izlenebilir. Ayrıca bu akış içerisinde “eğitim bilgileri” ve “iş tecrübeleri”nin yer değiştirmesinde de ciddi bir sakınca bulunmamaktadır.
İş tecrübeleri bölümünde 2-3 satırlık bir önbilgi bölümü ve bunu takip eden maddeler halinde bir anlatım yerinde olacaktır. Önbilgi bölümünde; kişinin sorumlu olduğu alanların kelime bazında özetleri (ihracat, ithalat, genel muhasebe, distribütör yönetimi vs.) ve değişik firmalarda çalışmış ise firma büyüklüğünü anlatan (faaliyet alanı, ortaklık yapısı, satış cirosu, personel sayısı, fabrika sayısı gibi) bilgiler yer almalıdır.
Tekrar hatırlatmakta fayda vardır ki önerilen bu sıralama, bir özgeçmişin hızla ve kolaylıkla okunup algılanabilecek şekilde hazırlanmasına yöneliktir. Bunları okuyacak ilgili, sizi ikinci aşama olan iş görüşmesine davet edebilmek amacıyla, özgeçmişiniz hakkında kolaylıkla bir ön değerlendirme yapabilir.
Bir yere iş görüşmesi yapmak üzere çağırıldığınızda alışılagelmiş olan, kişisel ve öğrenim bilgilerinizden bahsedildikten sonra, iş tecrübeleriniz hakkında geçmişten günümüze doğru bir tarih sırası gözeterek detaylıca konuşulmasıdır. Olası herhangi bir gözden kaçırmaya sebebiyet vermeden tüm tecrübe, eğitim ve öğrenim bilgilerinizin üzerinden geçilebilmesi için bu emin ve kolay bir yoldur. Ancak mülakat yapacak kişilerden bazıları adaylarının cari dönemde yaptıkları işler ile konuşmaya başlamayı tercih edebilir ki bunun da bir sakıncası yoktur.

D. KAPAK YAZISININ ÖNEMİ NEDİR? KAPAK YAZISINI MUTLAKA YAZMAK GEREKLİ MİDİR?
Kapak yazıları kişilerin iş ararken gözettikleri amacı yansıtması açısından önemlidir. Ne tür bir firmada, hangi pozisyonda ve ne konuda görev yapmak istediklerini 4 - 5 satırlık bir paragrafta özetlemeleri sonraki aşamalar açısından açıklayıcı olur.
Kapak yazısı olmayan bir özgeçmişi değerlendirme dışı tutmak söz konusu değildir, olmamalıdır. Ancak şüphesiz ki çok uzun olmayan açıklayıcı bir kapak yazısının varlığı, hem takip eden içerik hakkında bilgi vermesi hem de özgeçmiş yazarken daha özenli davranıldığının bir göstergesi olması dolayısı ile tercih sebebidir.

E. ÖZGEÇMİŞİNİZ BİR PAZARLAMA ARACINA NASIL DÖNÜŞÜR?
Yukarıdaki soruyu yanıtlamak için şunu hatırlamak gerekir; bir özgeçmiş daha önce yapılmış ya da şu anda yapılan işlerin listelenmiş hali değildir.
Genellemeler özgeçmişi ve dolayısı ile sahibini özel olmaktan uzaklaştırır. Dolayısı ile özgeçmiş yazarken geçirilmiş tecrübeleri desteleyecek sayılar, oranlar, adetler gibi çeşitli rakamsal verilere yer verilmelidir.
Özellikle iş tecrübeleri kısmında sorumluluklar, yetkinlikler ve görev tanımı hakkında açıklayıcı bilgiler sıralanırken, rakamsal veriler kişilerin yaptıkları işlerin başarısına ve önemine dair bir kanıt oluşturacaktır. Örneğin bir satış yöneticisi için “müşteri portföyünün geliştirdi ve yıllık satış miktarını arttırdı” gibi bir tanım yerine; “8 aylık bir dönemde toplam 55 milyar TL’lik satış hedefinin % 37 üzerine çıkarak, yeni müşterilerden elde edilen satışlar da dahil toplam 75,5 milyar TL’lik satış cirosuna ulaştı” şeklinde bir açıklama çok daha etkileyici olacaktır. Söz konusu rakamlar her zaman olmasa dahi, kişinin bu konudaki yetkinliği akılda daha fazla kalacaktır.

F. ANLATIMDA NASIL BİR DİL VE ZAMAN KALIBI KULLANILMALIDIR?
Her şeyden önce kişinin kullanacağı dil mesleki ve akademik seviyesine uygun olmalıdır. Çalışma hayatına yeni girmiş bir kişinin anlatım dili bir yöneticininki ile, aynı şekilde orta kademe bir yöneticinin kullanacağı terminoloji de bir Yönetim Kurulu Başkanı’nınki ile aynı olmayacaktır.
Daha önce çalışılan yerlere ilişkin tecrübeleri anlatmak için geçmiş zaman kullanmak doğru olur. Hali hazırda yapılan işlerden bahsedilirken “-mesi” , “-ması” ekleri ile biten cümleler kurulabilir.
İş tecrübelerinden bahsederken, abartı ifadelerinden kesinlikle kaçınılmalıdır. Özgeçmiş yazarken; “etkileyici bir performans gösterdi”, “son derece başarılı bir yönetim tarzına sahipti”, “takdire şayan bir çaba harcadı”, “harika bir işe imza attı”, “çok üstün bir başarı gösterdi” gibi anlatımlara yer vermemeye özen gösterilmelidir. Bu şekildeki kullanımlar gereksiz olduğu kadar okuyan kişi de antipati de yaratabilir.
Bunların yerine; “giderleri %15 azalttı”, “ciroyu % 25 arttırdı”, “işletmeyi 1/3 oranında büyüttü”, “yabancı pazarlarla ilişkileri geliştirdi ve ihracat operasyonlarını başlattı” gibi net ifadelerle özgeçmişini yazan kişi kendisini tanıtmalıdır.

G. ÜST DÜZEY POZİSYONLAR İÇİN HAZIRLANAN ÖZGEÇMİŞLER
Üst düzey pozisyonlar, bu pozisyonlarda görev yapan, uzun yıllar yöneticilik yapmış, uzmanlık alanlarını belirlemiş, birikimleri ile çalıştıkları şirketlere katma değer sağlamış ve aynı zamanda astlarının gelişimine katkıda bulunmuş vizyon sahibi kişileri bir başka deyişle “üst düzey yöneticileri” akla getirmektedir.
Bu kişiler deneyim ve niteliklerine uygun yeni bir iş arayışına girecekleri zaman hayatlarının çalışarak geçirdikleri önemli bir bölümünü özgeçmişlerine yansıtacaklardır. Dolayısı ile yeni mezun ya da kariyerinin henüz başında bir çalışanınkinden daha uzun ve bilgi yoğun bir özgeçmiş hazırlayacaklardır.
Genel anlamda yukarıda belirtilen noktaları göz önünde tutmak yeterli olacaksa da bunlara birkaç öneri daha getirilebilir. Şöyle ki;
Özgeçmiş yazmaya “Özet Profil” bölümü ile başlanabilir. Tecrübe, nitelik ve eğitim detaylarına girmeden önce genel bir fikir vermesi açısından böyle bir giriş bölümü yararlı olacaktır.
Özet Profil: Yerel ve yabancı sermayeli üretim firmalarında; satış pazarlama, yurt içi ve dışı yatırımlar, genel yönetim konularında 20 yılı aşkın iş tecrübesi, mühendislik eğitimini takiben işletme yüksek lisansı, akıcı İngilizce.” Bu girişi takiben çalışılan her firmadaki pozisyon ve görev tanımı açıklamaları ile birlikte daha önceki öneriler dahilinde oluşturulabilir.
Anlatım dilinin akılcı ve açık olması çok önemlidir. Daha önce “f” maddesinde açıklandığı gibi başarılar ve yapılan işler anlatılırken kullanılan dil yöneticinin mesleki ve akademik seviyesine uygun olmalıdır. Tekrarlardan ve yuvarlak tanımlardan kaçınılmalı, süslü bir dil kullanılmamalıdır.

Sık unutulan bir diğer husus ise özgeçmişin yöneltileceği kurumun yetkilisi yani özgeçmişi değerlendirecek kişiye karşı empatik bir yaklaşım içerisinde bulunma ve yazma gereğidir. Özellikle uzun yıllar önemli işler yapmış çok deneyimli yöneticiler, bu başarılarını kağıt üzerinde yeterince gözler önüne seremeyecekleri kaygısı ile kaleme sarılmakta ve başvuruda bulundukları firmanın öncelik ve ihtiyaçlarını gözden kaçırabilmektedirler. Doğru olan, örneğin başvurulan bir iş ilanı ise buradaki iş tanımını ve adaylarda aranan özelikleri iyice anlamak ve sahip olunan tecrübeleri bunlara uygunluğu hedefleyerek özgeçmişe aktarabilmektir.

H. DOĞRULUĞU OLMAYAN BİLGİLER
İş hayatında, kişilerin hastalık, doğum, askerlik, eğitim veya çalışma amaçlı yurt dışına gitme, şirketin küçülmesi gibi sebeplerin yanı sıra zaman zaman da kişisel bazı nedenlerden dolayı işten ayrılmaları söz konusu olmaktadır. Özellikle bir çalışan kendisi ile doğrudan ilgili bir takım sebeplerden dolayı işten ayrılmış veya işten çıkartılmış ise, yeni bir işe başladığı tarihe kadar olan boşluğu özgeçmişinde belirtmekten çekinebilmektedir. Dolayısı ile tarih bilgilerini yanlış yazmaktadır.
Bir başka konu ise alınan unvanlarla ilgilidir. Yönetici olmadığı halde unvanını bu şekilde belirten kişilere rastlanmaktadır. Aynı şekilde üniversite mezunu olmadığı veya yüksek lisansı bulunmadığı halde bunlara ilişkin bilgileri gerçekmişçesine özgeçmişlerine yansıtanlar olabilmektedir. Bir başka örneği de görev tanımlarında yanıltıcı bilgilere yer verenler oluşturmaktadır.
Günümüzde yurtdışında, bu gibi durumları başlangıçta tespit ederek işe alım sürecinde boşuna zaman kaybetmeyi engelleyen ve “Screening and Selection Services” olarak adlandırılan firmalar faaliyete geçmiştir. Bu firmalar eğitim, sahip olunan belgeler / sertifikalar, sabıka kayıtları, geçmişte çalışılan şirketler ve edinilen görevler gibi kişilere ilişkin çeşitli detayların doğruluğunu araştırarak, görüş bildirmektedir. Ancak Türkiye’de tüm süreçlerde olduğu gibi bu yönde de kişiler ve/veya kurumlar arası güvene dayalı bir yöntem geçerli olduğundan, böyle bir misyon üstlenmiş ve profesyonel çalışan her hangi bir hizmet kuruluşu henüz bulunmamaktadır.
Türkiye’de işe alımlarda izlenen sürecin son aşamasını referans kontrolleri oluşturmakta ve bu kontroller sonucunda bir firmaya başvuran kişi ile ilgili her hangi bir olumsuzluk tespit edilmesi durumunda taraflardan her biri için oldukça önemli zaman kayıpları ortaya çıkmaktadır.
Yanlış bilgi verdiği halde bu durumu başlangıçta tespit edilemeyen bazı kişileri firmalar işe alabilmektedir. Ancak bir süre sonra bu kişilerin gerçek durumlarının açığa çıkma olasılığı çok kuvvetle muhtemeldir.
Dolayısı ile özgeçmişlerde bu tip yanlışlıklara yer verilmemesi gerekir.

I. YURT DIŞI PAZARLARA (FİRMALARA) YÖNELİK ÖZGEÇMİŞLERİN YAZILMASI
Dilin etkin kullanılması özgeçmişin uyandıracağı izlenimi son derece destekleyecektir. Türkiye sınırları dahilinde ana dilimiz Türkçe veya artık olmazsa olmaz kabul edilen, günümüzde neredeyse bir yabancı bir dil olmaktan çıkan İngilizce’de yazılmış özgeçmişlerin, bu yazıda vurgulanmaya çalışılan belli başlı kuralların gözetilmesi halinde hedefine ulaşma olasılığı yüksektir.
Ancak hangi dilde olursa olsun yabancı pazarlara yönelik özgeçmiş hazırlarken dikkatli olma zorunluluğu açıktır.
Örneğin Amerika’da özgeçmişlerde doğum tarihi, medeni durum, vatandaşlık bilgisi gibi detaylara yer verilmemekte, bir iş konusunda yetkin ve deneyimli olmanın bu gibi ayrıntılardan bağımsız olduğu kabul edilmekte ve bu detayların belirtilmesine ilişkin bir talep ayırımcılık göstergesi sayılmaktadır.
Yine Amerika’da iş tecrübelerinin özgeçmişlere kişinin son tecrübesinden başlanarak yani günümüzden geçmişe doğru yazılması alışılagelmiş iken, Avrupa’da bunun tam tersi, yani geçmişten günümüze bir kronolojik sıralamaya rastlanmaktadır.
Bir başka örnek ise el yazısı kullanma konusundadır. Avrupa’da özgeçmişlerin genellikle el yazısı ile hazırlanmış olması istenmektedir. Bu şekilde, dilbilgisine olan hakimiyet gözlenebilmekte, bazı durumlarda da yazı karakterlerinden o yazının sahibinin kişiliğine yönelik çıkarımlar yapılabilmektedir.
Asya’daki bazı ülkelerde ise şöyle ilginç bir durum söz konusudur. Avrupa ve Amerika’da “Eğitim Bilgileri” bölümünde yaygın anlayış orta ve yüksek öğrenimin belirtilmesi yönünde ise de Asya ülkelerinde ilkokul hatta ana okul / yuva bilgilerinin de özgeçmişlerde belirtilmesi talep edilmektedir. Bu anlayışın altında yatan, nitelikli kurumlarda eğitim gören çocukların varlıklı ve saygınlığı olan ailelere mensup olduklarının düşünülmesidir.
Bir başka husus lisan konusundadır. İngilizce artık tüm dünyada yaygın hale gelmiştir ve İngilizce yazılan özgeçmişler de genellikle lisana dayalı çok büyük problemler ortaya çıkmamaktadır. Yine de İngilizce yazı yazma da yeterince iyi olmayan bir kişinin bir tercüman aracılığı ile özgeçmişini yazması daha doğru olacaktır.
Diğer dillerde yazılmış özgeçmişler için ise dikkat edilmesi gereken şey dillerin bölgesel farlılıklarıdır. Örneğin Quebec’te konuşulan Fransızca, Paris’te konuşulandan değişkenlik gösterebilir. Bir şeyi ifade etmedeki sözcük seçimi farklı olabileceği gibi sözcüklerin içerdiği anlamlar da bölgelere göre değişebilir. Dolayısı ile yine bir tercümanın yardımını almak yararlı olacaktır. Hatta tercümanın özgeçmişi hazırlayan kişinin çalıştığı sektöre aşina olması, bu iş kolunda kullanılan terminolojiyi bilmesi en idealidir.

SONUÇ
Yukarıda her yönü ile ele almaya çalışılan özgeçmiş yazmanın profesyonellik gerektiren bir iş olduğu açıktır. Çeşitli iş fırsatlarının kapısını aralamada bu kadar önemli olan bir kişisel tanıtım aracını oluştururken, kişiler yazacakları her satır için; böyle bir özgeçmişle karşılaşsalar bunu yazan kişiyi (kendilerini) iş görüşmesine çağırıp çağırmayacaklarını sorgulamayı akıllarına getirmelidir.

 

Kaynak: NTVMSNBC

...

En dipteki not: Çocukların ulaşamayacağı yerlerde saklamanızı öneririm. Hangi çocuklardan bahsettiğimi siz anladınız, daha da birşey demiyorum..

.

.

.

_________________________

*mezun: Üniversiteden mezun


27/6/2006 - yorum {24} - yorum yaz


Beslenmenin Egzersize Etkisi

...

Kış aylarında özellikle biz bayanlar hareketsizlikten ve evde kapalı kalmaktan fazla kilolar alırız, yaza kadar da o kiloları vermek için uğraşır dururuz. Ben de pek kilo aldım bu aralar..  Yolda şişman bir balon görseler beni hatırlar olmuşlar da haberim yok hatta..

"Ne yapsam zayıflayamıyorum, su içsem yarıyor!"  diyenlerdenseniz bu yazıyı okumanızı öneririm.. Böyle boş düşüncelere kapılmamak lazım..

Bünyeyle de alakalı bu durum.. Kilo verirken yapılan egzersizlerin de önemi tartışılmaz bir gerçek.. Bilmediğimiz bazı rivayetler ve gerçekler de bu kaynakta açığa çıkartılmış..

...

Egzersizden istediğiniz randımanı alamıyor musunuz? Belki de nedeni beslenme şeklinizdir...

Diyetten de, spor salonundan en iyi verimi sağlayabilmek, bu ikisi bir arada dengeli ve düzenli bir şekilde yapmakla oluyor ancak. Oradan buradan duyduklarınız ve okuduklarınız da kafanızı karıştırabiliyor olabilir.
Rivayet 1: Egzersiz yapıyorsanız, daha çok protein yemelisiniz.
Gerçekten de pek çok spor salonunun üyelerine verdiği bir tavsiye bu. Çok protein ve az karbonhidrattan oluşan bir diyetin, vücutta yağ oluşumu azaltacağına dair olan yaygın kanı.

Gerçek: İzlemeniz gereken diyet, dengeli diyettir. Bunun anlamı da şu: Yediğiniz proteinin 3 katı kadar karbonhidrat ve bol bol da sebze ile meyva yemeniz gereklidir.

Aldığınız karbonhidrat miktarını azaltmanız sağlıklı değildir. Çünkü vücut egzersiz için yakıta ihtiyaç duyar. Karbonhidratlar da ihtiyacınız olan enerjiyi temin eder. Eğer mısır gevreği, makarna, pilav ev ekmek gibi karbonhidratlardan yeterli miktarda tüketmezseniz, vücudunuz benzinsiz kalmış bir arabaya döner ve çabuk yorulursunuz.

Karbonhidratlar, gerektiğinde enerji sağlayabilmek için, glikojene dönüşerek karaciğer ve kaslarda depolanır. Karbonhidratları günlük diyetinizin bir parçası haline getirmek ve yeterince tüketmek de bu nedenden dolayı önemlidir. Fazlaca alınan protein, vücuttan atılması gereken maddeleri de artırır. Bu da böbrekleri yorarak, böbrek taşı ve gut hastalığı riskini artırır. Ancak protein hayati bir besin kaynağıdır ve miktarı azaltılmamalı, ya da diyetten çıkarılmamalıdır. Günlük olarak gereken proteini almak, ağır bir ağırlık çalışmasında zarar gören kasların tamiri için gerekli olacaktır. Eğer yeterince protein almazsanız, vücut gerekli onarımı yapabilmek için, olan kasları parçalamaya başlar.

Bir kadının ihtiyacı olan günlük protein miktarı yaklaşık olarak 45 gramdır. Bu, bir tavuk buduna, büyük bir balık filetosuna ya da büyük bir porsiyon baklagile eşdeğerdir. Buna karşılık günlük karbonhidrat ihtiyacınız ise 235 gramdır. Bu da 6dilim ekmek ya da 2 porsiyon (8 yemek kaşığı) makarna kadardır.

Rivayet 2: Eğer egzersiz yapacaksam, yemek yememem lazım.
Boş mideye egzersizin daha yararlı olduğu hep varsayılan bir şeydir. Böylece mide kramplarının önüne geçilmiş olur, daha rahat ve hafif hissedilerek egzersizler yapılmış olur.

Gerçek:  Spor salonuna yollanmadan birkaç saat önce, enerji seviyenizi artırmanız önemlidir. Yemek yemeksizin işten direkt spor salonuna gitmek, kendinizi yorgun hissetmenize yol açar. Dolayısıyla çalışmanızdan yeterli verim alamazsınız.

Yapabileceğiniz en iyi şeyse, muz, ya da meyve kurusu gibi karbonhidrat içerikli besinlerden, salona gitmeden birkaç saat önce, çay zamanında atıştırmaktır. Bu insülin seviyenizin düşmesini engeller. İnsülin seviyeniz düşerse, vücut şiddetli bir şekilde glikoza ihtiyaç duyar ve kan şekeri seviyesi düşer. Büyükçe bir öğündense ufak bir ara öğün tüketmekse, midenizi çok doldurup, uyku vermeden ihtiyacınız olan enerjiyi sağlar.

Ayrıca, eğer kilo vermek ve egzersizden daha fazla fayda sağlamak adına öğün atlıyorsanız, bunun etkileri, beklediğinizin tam karşıtı şeklinde olabilir. Çünkü vücut, açlık çektiğini düşündüğünden metabolizma yavaşlar. Bunun sonuncunda da kilo vereceğinize, vücut yağ yakmayı bırakır.

Rivayet 3: Daha iyi bir çalışma için vitamin takviyesi yapmalıyım.
Bazı kimseler, performanslarını artıracağı düşüncesiyle, düzenli olarak vitamin takviyesi yaparlar.

Gerçek: Bolca alınan vitamin takviyesinin enerjinin daha çabuk açığa çıkmasına yardım edeceğine dair herhangi bir bulgu yoktur.

Suda çözülen vitaminlerin çoğunun enerji elde etmek için karbonhidrat ve yağı dönüştürdüğü doğrudur ama dengeli bir diyetin yanı sıra fazladan alınan vitaminlerin performansı artıracağına dair hiçbir kanıt yoktur.

Enerji kaybının muhtemel sebebleri, yeterince karbonhidrat rezervinin bulunmaması, ya da su içilmemesidir. Bu nedenle dengeli beslenmeye ve çalışmaya başlamadan önce en az yarım litre ve çalışma sırasından her 15-20 dakikada bir bir bardak su içmeye gayret edin.

Rivayet 4: Egzersizin bitiminden kısa süre sonra yemek yememeliyim.
Çoğu kişi egzersizin hemen ardından yemek yememeleri ve vücutlarına kendisini toplaması için zaman tanımaları gerektiğini düşünürler.

Gerçek: Gerçek şu ki,egzersişzden sonra boşalan enerji depolarını doldurmak çok önemlidir.

Yoğun bir çalışmanın ardından, kaslarınız besine ihtiyaç duyarlar ve egzersiz sırasında kullandığınız karbonhidratın yerine yenisini koymak, bir dahaki çalışmanızda işinize yarar. Çünkü vücut, ihtiyacı olan enerjiyi tekrardan depolayabilir. Bu nedenle egzersizin bitiminde, en kısa zamanda bir şeyler yemeye çalışın. Yemek yemeden geçirdiğiniz süre 1-2 saati geçmesin.

Egzersiz sonrası, vicdan azabı duymaksızın şekerli bir şey atıştırmak için de en uygun zamandır. Çünkü kaslarınızdaki glikojen enerji deponuzu erittiniz. Şimdi bunun yerine glikojen koyabilirsiniz. Böylece bu yediğiniz besin yağ olarak depolanmaz. Tabii bir çanak meyva, muz, meyvalı bir içecek, ya da bisküvi nevi bir şeyler yiyebilirsiniz.

Rivayet 5: Daha az yersem, vücudumda da yakılacak daha az yağ bulunur.
Daha az yemenin, daha çabuk kilo kaybı sağlayacağına ve egzersizle yakılması gereken daha az yağ depolanacağına inanmak kolaydır.

Gerçek: Uzun süre yemek yemeden durmak ve 2 saatlik yoğun bir çalışmanın ardından da tıka basa yemek, kan şekerinizde ani bir artışa sebep olur.

Düzensiz öğünler, açlık krizlerine, enerjisizliğe ve en sonunda da metabolizmanın yavaşlamasına sebep olurlar. Eğer düzenli egzersiz yapıyorsanız, vücudunuz enerjiye ihtiyaç duyar. Günde 3 büyük öğün yerine, 5-6 büyük öğün yiyerek, vücudunuz yavaş yavaş biraz daha fazla kalori yakmaya başlar. Çünkü sindirim ve besinlerin emilimi sırasında vücut ufak bir miktar da olsa, kalori yakmaya devam eder.

Düzenli beslenmek kan şekeri seviyenizi dengede tutacağından, yemek aralarındaki atıştırmalardan kaçınmanıza yardımcı olur. Yanlış zamanlarda yiyeceğiniz şekerli gıdalar, kandaki insülin miktarının artmasına ve glikozun hücrelere taşınıp yağ olarak depolanmasına sebep olur.

Rivayet 6: Egzersizden sonra alkol almakta sakınca yoktur.
Onca ağır çalışmadan sonra şöyle bir bardak bira ya da bir kadeh şarap fikri kulağa oldukça hoş geliyor, değil mi? Hele de takım çalışması yapıyorsanız ve çıkışta birlikte bir yerlere gidecekseniz...

Gerçek: Egzersizin hemen sonrasında içki içmek pek iyi bir fikir değil aslında. Çünkü boş mideye içki içmek, alkol emilimini hızlandırır. Bu nedenle önce yiyin, sonra için. Ya da yemeğin yanında için.

Eğer bir sakatlanma geçirdiyseniz, alkol iyileşmeyi de yavaşlatır. Çünkü derideki damarların açılmasına sebep olur. Kanın artması, yaranın kanamasına ve daha çok şişmesine sebep olur. Böylece iyileşme gecikir. 

..

 

kaynak:"kadinca.mynet.com"


17/2/2006 - yorum {21} - yorum yaz


«bir geri

bir ileri»



Ana sayfa
Ben kimim?
Arşivim


Konular:

Astroloji
Blogcu cafe
Eğlenceli testler
Fıkralar
Gerekli bilgiler
Gündemdekiler
Güzel sözler
Hareketli resimler
Hikayeler
İlginç linkler
Komik olaylar
Komik yazılar
mp3-klip-ekitap
Resimler
Şarkı sözleri
Tanımlamalar
Videolar
Zeka testleri
Zindandakiler


Son eklenenler:

- Gün, Ay İsimleri Nereden Geliyor?

- GSM sinyali ile yer tespiti, inanılmaz ama komik - link

- Depeche Mode - Enjoy the Silence

- Oyuncak Elmo Kahkahalarla Gülüyor: Ahahah

- Cumhuriyet Mitingleri: Tandoğan'dan Çağlayan'a

- Siz de Böyle Park Edebilir misiniz, Edemez misiniz? - video

- Doğduğunuz Güne Göre Hangi Hayvansınız?

- Mühendis Fıkraları: Bütün Genellemeler Yanlıştır

- Galiba Aramızda Bir Casus Var...

- Youtube'a erişim yasaklandı, peki sonuç nedir?

- Susam Sokağı Jenerik Müziği, Edi ile Büdü ve diğerleri

- Grup Çare, Bana Beni Sorma, Sevip Sevip - Video

- Modern Fizik ve Bitirme Projesi: Ben Var Mezun Olmak

- Badem - Sen Ağlama

- 2. Bademcik Olayı, Çile Bülbülüm, Bayram, Yılbaşı

- Karagümrük Yanıyor - video

- Güle Güle Babaanne, Kendine İyi Bak..

- Gece Yolcuları - Hüzün

- Doğum Günü Çocuğu Dungeon: Yorumların Efendisi

- Bir Kod Ekranınızı Karıştırabilir

- Kurbağa Oyunu - link

- Ata Demirer Tek Kişilik Dev Kadro - Emrah taklidi - video

- Haluk Levent - Elfida

- Kişilik testi: Hangi çizgi film karakteri sizi anlatıyor?

- Fransa Aslında Böyle Boykot Edilir


Son 5 yorum:

nükleer enerji
AŞKIN GÖZÜ GERÇEKTENDE KÖ...
Bir sorun var ama!
göz testi
:)


Hemen bağlan:
- KAN ARANIYOR!
- ADSL KOTA
- T.C. KIMLIK NO
- VERGI KIMLIK NO
- TELEFON REHBERI
- OSYM ANA SAYFA
- MILLI PIYANGO
- SAYISAL LOTO
- ON NUMARA
- SANS TOPU
- RADYO 35

TV-Gazete linkleri:
- ATV- KANAL D
- CNN TURK- NTV
- SHOW- STAR- TGRT
- MILLIYET- HURRIYET
- SABAH- AKSAM
- RADIKAL- YENI ASIR
- FOTOMAC

Sözlükler:
- TEKNIK SOZLUK
- MEDIKAL SOZLUK
- SESLI SOZLUK
- ULUDAG SOZLUK
- BILDIRGEC
- WIKIPEDIA
- THE FREE DICTIONARY

Download Merkezleri:
- INDIRKULLAN.COM
- INNDIR.COM
- TURKVISTA.NET
- DOWNLOAD.WEB.TR
- PROGRAMBUL.COM
- YUKLE.COM

Bilgisayar - Elektronik:
- DCF77 BLOG
- BILISIM RUZGARI
- HABER TEKNO
- ANTRAK GAZETESI
- E-PROJELER
- EPE MAGAZINE
- HAZIR KODLAR
- DERS IZLE

Dikkat:
Dahi anlamındaki "de" ayrı yazılır!


Dungeon © 2005 - 2007
Kopi 2005'ten beri, rayt mayt yok.